Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda!

Peki, can feda ettiğimiz mükemmel ülkemizin ne kadar farkındayız?

Ben bu kadar renkli ve değerli ülkemize bir göz atalım derim.

Çok basit örneklerle ne kadar çeşitli bir kültür ve medeniyet beşiği olduğumuzu görebiliriz.

Mesela yemekler…

Tarhana çorbasının tek bir tarifi yoktur mesela.. Kastamonu yöresinden hamuru yoğrulduktan sonra kurutulup, ufalanır. Niğde’nin ise yoğurtlu tarhana çorbası meşhurdur. Hatta Kızılcıkla yapılanı bile var.

Bazen isimler bile değişir. Patates farklı yörelerde “kartol” olarak isimlendirilir. Lahana “kelem” olur. Civciv tatlı bir “cücük” olur. Halaya “bibi”, teyzeye “eze” deriz. Tülbent “çember”, “yazma”, “çit” olur..  Karadeniz’in hırçın “horonunu” efeler “zeybek” ile karşılar. Karadeniz bölgesinde lahana sarması ya da biraz daha doğusunda lor dolması yerken, Adana’da şöyle acılı bir kuru patlıcan dolması yenmezse olmaz. Urfa’nın acılılarını, Ege’nin zeytinyağlıları karşılar. Baklavanın nasıl yapıldığını öğrenmek istiyorsan, yapman gereken ilk iş hangisini öğrenmen gerektiği olur. Ayıptır söylemesi birkaç sene önce Marmaris’te ki bir otelde tam 101 çeşit baklava yapılmıştı. Hangi ülke de var bir tatlıda bu kadar çeşitlilik.

Eğer Karadeniz’in hırçın sularında kulaç atamıyorsanız, Akdeniz ve Ege’nin sakin maviliklerinde yüzebilirsin. Bayburt ‘çöreğini’, Kars’ta “kete” olarak yemeni de tavsiye ederim.

Birçok etnik kökene sahip ülkemizin çeşitliliğinin ne kadar farkındayız? Erzincan lor peynirinin yanında bir de Çerkez peynirinin tadına bakmalısın bence. Kaşık oyunundan sonra Kafkas Dansına da hayır diyemezsin bence.

Marşı “Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı!” diyen bir ecdadın gençleri olarak Farkında Mıyız?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir